Güvercin ‘Bulut’a 13 yıldır çocuğu gibi bakıyor

Adıyaman’da 13 yıl önce aldığı ve “Bulut” ismini verdiği güvercinle yaşam süren Selçuk Yoğurtçu, ailesiyle birlikte kuşa gözü gibi bakıyor.

Çocuk yaşlarda başlayan merakıyla sürekli kuşlarla ilgilenen Yoğurtçu, 2008 yılında arkadaşının tavsiyesi üzerine 2 yaşında, bazı bölgelerde “ala” diye de bilinen “oyun” cinsi güvercin satın aldı. O dönem babasına ait evin çatı katında beslediği “Bulut” isimli güvercin, Yoğutçu’nun evlenmesiyle evin bir sakini haline geldi.

Eşi, 11 ve 7 yaşlarındaki çocuklarıyla güvercinin tüm bakımlarını yapan Yoğurtçu, 15 yaşındaki güvercinine gözü gibi baktığını söyledi.

Kuşla beraber adeta büyüdüğünü dile getiren Yoğurtçu, “Ben kuşu satın aldığımda bekardım ve askere gitmemiştim. Şimdi en büyük çocuğum 11 yaşında. Çocuklarımdan ayırt etmiyorum.” dedi.

Yoğurtçu, şöyle konuştu:

“Kuşuma paha biçemem. Bana ne verirlerse, ne kadar para teklif ederlerse etsinler ama kuşumdan vazgeçemem. Hani derler ya ‘Ancak ölüsü kapımdan çıkar’, işte öyle bizi ancak ölüm ayıracak. Normalde kuşlar bu kadar yaşamaz ama bu yaşına kadar gelmesinin sebebi, kendisine çok iyi bakıyorum. Sürekli kaliteli yemler kullanıyorum, yaklaşık 12 çeşit yem karışımı hazırlıyorum. Sürekli yanımda, sevgiyle büyüyor. Nasıl ki insan Spor yapmazsa yaşlandıkça ağırlaşır, kuşlar da öyle. O yüzden sürekli antrenman yapıyoruz, onu uçuruyorum. Kısacası kendisiyle sürekli birebir ilgileniyorum. Bütün aşılarını, vitaminlerini yapıyorum, gözümün önünden ayırmıyorum.”

Yakın zamana kadar satın almak için kuşa civar illerden teklifler geldiğini ancak hepsini düşünmeden reddettiğini aktaran Yoğurtçu, “Ben Bulut’a paha biçemiyorum. Çünkü kendisi evladım gibi. Beraber televizyonda belgesel izliyoruz, sosyal medyadan canlı yayınlar yapıyoruz. Keyifli vakit geçiriyoruz.” diye konuştu.

Zahide Yoğurtçu da eşinin kuşlara olan merakına saygı duyduğunu ve elinden geldiği kadar ona yardımcı olmaya çalıştığını söyledi.

Evlendiğinden beri eşinin güvercin sahibi olduğunu belirten Yoğurtçu, şöyle devam etti:

“Eşim kuşları çok seviyor. Bir ara dükkan açtı ve dernek kurdu ama Bulut’un yeri ayrı. Yeri geliyor Bulut’u çocuklarının önünde bile tutar. Çocuğu gibi bakımını yapar, hastalanırsa tedavisini yapar, adeta üzerine titriyor. Kafesi de sürekli evin içerisinde olur, beraber sofrada otururlar, televizyon izlerler. Ben de alıştım hatta şaşırıyorum, nasıl 15 yaşında bir kuş olur diye ama demek ki iyi bakınca oluyormuş.”