Türkiye, Fırat Kalkanı Harekatı’yla terörden temizlediği bölgelerde sağlık hizmetleriyle halka derman oluyor

Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 51’inci maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa hakkı kapsamında, güvenliğini tehdit eden terör örgütü DEAŞ başta olmak üzere Suriye’nin kuzeyinde mevcut teröristleri etkisiz hale getirmek ve sınır güvenliğini sağlamak için 24 Ağustos 2016’da başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı 5. yılını geride bırakıyor.

Teröristlerden arındırılan bölgelerde hayatın normalleştirilmesi, insani ve teknik yardım kapsamında ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin sunulması ve Suriye’den Türkiye’ye hasta sevkini asgariye indirmek amacıyla Sağlık Bakanlığı faaliyetler yürütüyor.

Hayatın normale dönmesi için sağlık, eğitim ve hizmet alanlarında Türkiye’nin yoğun katkıları sayesinde bölgenin nüfusu 2 milyonu buldu.

Terörden arındırılan bölgelerde insani yardım amacıyla ifa edilen sağlık hizmetlerinin koordinasyonu, personel görevlendirmesi, faaliyetlerin takibi ve raporlanması Sağlık Bakanlığı adına Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyor.

Halihazırda Fırat Kalkanı Harekatı, Zeytin Dalı Harekatı ve Barış Pınarı Harekatı bölgelerinde 9 hastane, 1 ağız ve diş sağlığı merkezi, 5 dispanser, 62 sağlık ocağı ve 3 mobil sağlık ünitesiyle bölge halkına hizmet sunuluyor.

Hastaların kendi vatanlarında tedavi edilebilmesi için sağlanan sağlık imkanları sonucunda milyonlarca kişi muayene, ameliyat ve yataklı tedavi hizmetlerinden yararlandı.

– Sağlık hizmetlerine öncelik verildi

Türkiye’nin 24 Ağustos 2016’da terör örgütü DEAŞ’a karşı başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı’yla kurtarılan yerleşimlerin tümüne sağlık hizmetleri ulaştırılıyor.

Bu kapsamda, Kilis ve Gaziantep illerinin karşısında Suriye topraklarında yer alan Çobanbey beldesi ile Azez ve Bab ilçelerinde 200’er yataklı, Mare beldesi ve Cerablus ilçesinde 75 yataklı olmak üzere 5 hastane bölge halkına sağlık hizmet faaliyetlerini yürütüyor.

Cerablus’ta 10 ünitelik ağız ve diş sağlığı merkezi de faaliyet gösteriyor.

Fırat Kalkanı bölgesindeki halkın sağlık hizmetlerine daha hızlı erişebilmesi için de onlarca sağlık ocağı hizmete açıldı.

Suriye’de yoğun olarak Şark Çıbanı vakaları görülürken bu hastalıkla mücadele amacıyla 5 dispanser, 2 çevre sağlığı hizmet birimi ile Cerablus’ta STK iş birliğinde 1 verem savaş dispanseri hizmet veriyor.

– Çobanbey’de Tıp Fakültesi kararı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de şubat ayında yayımlanan kararla, Suriye’nin kuzeyindeki Çobanbey beldesinde tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulması için faaliyetlere başlandı.

Tıp fakültesinden yetişecek sağlık personelleri bölge halkına sağlanan hizmetlere büyük katkı sağlayacak.

– Ambulans ve telsiz iletişim sistemi kuruldu

Sağlık Bakanlığı, Ocak 2019’da, hastaneler ve sağlık birimleri arasında ağ yapısı oluşturup acil vakalara müdahale ve hasta sevklerini etkin yönetmek amacıyla Çobanbey’de ambulans ve telsiz iletişim sistemini kurdu.

Sistem halihazırda 50 ambulansla hastane ve acil sağlık istasyonları arasında çalışırken, STK’lere ait 25 ambulans söz konusu sisteme katkı sağlıyor.

Komuta merkezinde Türkiye’nin eğittiği Suriyeliler görev alıyor.

– “Sağlık imkanları ayağımıza kadar geldi”

Kalp rahatsızlığı bulunan Cerabluslu Ali Osman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bab hastanesinde gördüğü tedaviyi ve ilgiyi anlattı.

Osman, “Kalp rahatsızlığım var. Tedavi olmak için Bab hastanesine geldim. 2021 yılına kadar Türkiye’deydim. Antakya’da bir hastanede ameliyat oldum. Şu an Suriye içerisindeki hastanelerle Türkiye’de tedavi gördüğüm merkez arasında neredeyse bir fark yok.” dedi.

Bab Hastanesi’ndeki sağlık imkanlardan memnun olduğunu belirten Osman, emeği geçen herkese teşekkür etti.

Osman, “Daha önce bu imkanlar yoktu. Sağlık imkanları ayağımıza kadar geldi. Eskiden tedavi için Halep’e, Şam’a ve bunun gibi büyük illere veya Türkiye’ye gitmek zorundaydık. Ancak şu an buna ihtiyaç kalmadı.” ifadelerini kullandı.

– “Türkiye’ye çok teşekkür ediyorum”

Çobanbey Hastanesi’nde oğlu tedavi gören Selahattin Ökkeş, “Oğlum yanık dolayısıyla hastanede. Hastane idaresine ve Türkiye’ye çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Eskiden hasta olduklarında nereye ve hangi hastaneye gideriz diye düşündüklerini, ancak artık her yerde hastane ya da sağlık ocağı bulunduğunu söyleyen Ökkeş, “5 gündür hastanede tedavi görüyoruz. Tüm imkanlarla bizim yanımızdalar. Günlük yemekler ve ilaçlar düzenli olarak veriliyor. Hastanedeki hijyen çok güzel. Fırat kalkanı Harekatı öncesi hastalanmaktan endişelenirdik ancak şimdi bölgeye yapılan sağlık hizmetleriyle bu endişelerden kurtulduk.” şeklinde konuştu.

– “Hastanelere rahat bir şekilde ulaşabiliyoruz”

Sivillerden Hacca Berkan, önceden doktor ve ilaç bulamadıklarını, şimdi ise hastanelere en fazla 30 dakika uzaklıkta olduklarını dile getirdi.

Berkan, “Hastaneye geldiğimizde hemşireler ilgileniyor, doktorlar tedavi ediyor. Önceleri bu imkanı bulamıyorduk, büyük şehirlere gitmek zorunda kalıyorduk. Allah bu imkanı bize sağlayanlardan razı olsun.” dedi.

Bab Hastanesi’nde tedavi olmak için Azez’den gelen Emani Şeyh de bölgedeki hastanelerin çok iyi olduğunu anlatarak, “Çok şükür. Bab hastanesi en iyi hizmet veren hastanelerinden birisi. Burada uzman doktorlar bulunuyor. Çok iyi şekilde ilgileniyorlar. Fırat Kalkanı Harekatı sonrası sağlık alanında çok büyük hizmetler veriliyor. Türkiye’ye teşekkürler.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir